BİR HİKAYESİ VAR BU TEKNENİN


Bu makale 2019-05-28 22:24:35 eklenmiş ve 522 kez görüntülenmiştir.
Yusuf Hakan COL

1990 yılı yaz ayında antalya ,kemer tarafında o bölgenin 3 yıl önce açtığımız tek diskosunu işletiyoruz.


Yolum Side'ye düşünce, bir sürat teknesinin sahilden havalandırıp,denizin üzerinde uzun bir tur atarak tekrar aynı noktaya indirdiği paraşütü ve bunu işleten ingiliz ekibi hayranlıkla izliyoruz.

 

Turistler yoğun ilgi gösteriyor,70 kişi kuyrukta bekliyor,hiç durmadan çalışıyorlar. O zaman kişi başı 50 mark yani, bugünün parası 50 euro alıyorlar. Arkadaşım Suat Hayıroğlu ile izliyor bunu, biz yapamazmıyız diye bön bön bakıyoruz. 1989 yazında kemer beldibinde disco yu beraber işlettiğim ortağım Levent Özcanlı tesadüfen bir mağazada valiz buldu. Açtık baktık kocaman bir çift kişilik paraşüt çıktı. Su sporları yapmaya karar verdiğimizde benim sermayem bu paraşüt oldu. Ortağım Suat, kız arkadaşının verdiği üzerinde 50 taş olan altın bileziği sermaye yaptı. Side'de Hane ve Terrace Otel ile anlaştık. Sahile su sporları kulubemizi inşa edip, bayrağımızı çektik. Olan paramızla istasyonu kurduk. 4 adet sörf satın aldık. Ev tuttuk, paramız bitti. Paraşüt için tekne,jet ski,muz vs., Ortak arayışına girdik ve bulduk. İstanbul'dan bir makina mühendisi genç bir sürat teknesi ve iki jet ski ile geldi. Ankara dan bir arkadaşımız kalan ekipman için para koyunca biz olduk 4 ortak. Aylardan oldu Nisan, tekne ve jet ski'ler hep karada çünkü arıza var. Muhendis uğraşıyor, para harcıyor  parçalar alıyor bir türlü olmuyor. Körfez krizi olması nedeni ile otellerimizde 800 değil, 80 kişi olmasına rağmen yoğun bir talep var. Ama biz gelen turistlere utanarak hep yarın diyoruz. Bu arada kiraya verdiğimiz 4 sörf ten gelen 10- 15 euro ile bir makarna iki şarap alıp yaşıyoruz. Bir gün ekip motor parçası peşinde Antalya' ya gitti. İstasyonda tekim, sahile giyimli dinamik bir adam geldi. Merhaba ben Alanya da Titan Otelinin müdürüyüm. Adım, Burhan deyince buyurun oturun dedim. Bizim Turban da yetiştiğimizi öğrendiğini ve tavsiye üzerine geldiğini,otelinde tekne,muz,paraşüt, jet ski vs olduğunu fakat çalıştıracak su sporları ekibi olmadığını söyleyince, ertesi gün Alanya da Titan Otel' de buluşmak için sözleştik. Suat ve ben heyecanla gittik. Acik büfeden yemek,otel odasında konaklama,içkide % 50 indirim,kârı yarı yarıya bölüşmek ve karşılığında otelin su sporları ekibi olmamız üzere anlaştık. Side'ye dönüp diğer ortaklara siz burada kalın burayı işletin. Suat ve ben Alanya daki oteli işletelim ortaklık devam etsin dedik. Onlar tamam deyince, Suat ve ben Alanya ya geçtik. 7 sene hizmet vereceğimiz Titan Otele yerleştik. Bir anda level atlamış olduk. Gerçek bir pilot eğitimi isteyen O paraşütü nasıl uçurduğumuz, tekneyi nasıl sürdüğümüz, nasıl sörf kursu verdiğimiz ayrı bir hikâye. Aradan bir hafta geçti Side deki otelin müdürü aradı. Acil gelin görüşmemiz lazım dedi. Gittik ve gördük ki,  bizim ekip yok. Tekneyi çalıştırınca malzemeyi yükleyip kaçmış gitmişler. Müdürün odasına girdim. Durumdan dolayı özür dileyip bana üç gün müsaade verin buraya yeni bir tekne ve ekip getireceğim dedim. Bunu neye istinaden söyledim bilmiyorum ama söyledim. Müdür bana güvendiğini ve turistleri 3 gun idare edeceğini söyleyince Alanya' ya yola çıktık. Sanki dayak yemiş gibi ne yapacağımızı bilmez halde Suat'la pek konuşmadan Titan Otel'ine vardık.  Dolmuştan indik, aklımızda otelin havuz bara gidip bira içip ne yapacağımızı konuşmak vardı. Otelin park yerinde son model kırmızı wrangler jeep'in arkasında bir treylerin üzerinde mavi beyaz o mükemmel tekneyi görünce vay dedik. Kimbilir kimin bu diye düşünerek havuz bara oturduk. Otelin bar şefi Hüseyin yanımıza geldi. Yusuf bir mesele var dedi. Merakla nedir deyince; Almanya dan bir alman'ın geldiğini su sporları yapmak için yer aradığını söyledi.  Yoksa kapıdaki teknemi dedim evet dedi.

 

 

 

Heyecanla çağır gelsin görüşelim dedim. 23- 24 yaşlarında yakışıklı fit bir Alman olan Mike ile havuzbaşında tanıştık.  Feribotla çeşmeye geldiğini, sahil boyu araştırarak su sporları yapmak için yer arayarak dolaştığını anlattı. İlginç olan; Titan Oteli'nin o yıllarda turizmin ulaştığı son noktada olmasıydı. Yani Mike yaklaşık 5000 km yolu bilmeden bize ulaşmak için kat etmişti. Side de su sporları istasyonumuz olduğunu,tekne ve ekipmanlarını koyarsa ortak calışabilecegimizi ve 15 000 euro hava parası istediğimizi söyledim. Ertesi gün Side'ye gittik beğendi, el sıkıştık. Parayı hemen ödedi. Titan Otelde kullandığımız 115 beygir küçük tekneden sonra Mike' ın getirdiği 360 beygirlik malibu botu kullanmak murat 124 den inip ferrari kullanmak gibi bir duygu idi. Her günü ayrı heyecan ve zevklerle dolu su sporlarına sıfır sermaye ile başlayıp ikinci ayın sonunda ulaştığımız nokta bana hala masal gibi gelir. Aradan bir hafta geçti.Mike ile iyi arkadaş olduk. Bir gece yanına gittiğimde bana bir banka cüzdanı verdi. Açtım baktım; 125 bin euro para var. Bana bunu neden gösterdin dedim, Yusuf ben bu parayı bu yaz burada yemek istiyorum,sen benimle varmısın dedi. Hiç düşünmeye gerek yoktu. Gülerek varım dedim. Zaten güzel para kazandıran su sporları ve bu ikramiyesini o yaz hiç zorlanmadan afiyetle yedik. 

 

Yaz sonu Mike'ı yol ederken hesabında 2000 euro para kalmıştı. 9 yıl meslek edindiğim,ilginç hatıralarla dolu su sporları işimin ilk yılı böyle başladı...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Bulancak Haber
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi