KARADENİZİM..


Bu makale 2019-03-19 16:53:45 eklenmiş ve 2419 kez görüntülenmiştir.
Demet Turan;

KARADENİZİM..

 

Benim mi o kara deniz? Evet benim.. Yerler, şehirler herkesin yüreğinde hissettiği kadar değil midir? Kavuştuğundaki sevinci, mutluluğu ve de o şehirden ayrılırken yüreğindeki ağırlık, hüzün, nefes alamama değil midir anlamı oluşturan şey?...

Ben Karadeniz'in baharda fuşya menekşeler açan topraklarında doğdum. Her sene bin bir umut mahsulünü bakıp büyüten dedemin sıcacık dizlerinde ninniler dinleyerek uyuya kaldım. Elleri toprakla uğraşmaktan hep çatlak olan babaannemin o elleriyle saçlarımı okşayışına çocukluğumu bıraktım. Soğuk kış gecelerinde ateşin başında en yiğit erkek maceralarını dinleyerek kapattım gözlerimi uykuya...

Her uyanış bir başka sonsuzluğa açılan pencereydi o topraklarda. Masalların kendi hayatımız olduğu her anı mucizelerle dolu gün doğumlarına uyandım. Kızıl gün batımlarına kızıl tilkilerin yoldaşlık ettiği anlarda vahşi hayatın gizemi ruhumun her yanını kaplarken ben sadece o anların tanığı olmayı öğrendim...

Bütün çocukluk arkadaşlarımı kalbime koyup onlarla bir ömür birlikte büyümeyi ve de yaşamayı bu topraklarda öğrendim. Bir gün gelip ayrılsak bile aslında ayılığın da olmadığını yine bu topraklarda öğrendim. Delice özlemeyi ve çılgınca kavuşmayı da bu topraklarda öğrendim..

En güzel çocukluk arkadaşlarımla en güzel şarkıları 'şarkı ağacında' söylemeyi öğrendim.

En önemli sırları 'sır ağacında' vermeyi öğrendim.

En güzel fıkraları 'fıkra ağacında' anlatmayı öğrendim.

'Seviyor sevmiyor' yaptığım papatyalardan onları kopardığım için özür dilemeyi bu topraklarda öğrendim.

Ağaçlara sarılmayı, bitkilerle arkadaş olmayı bu topraklarda öğrendim.

Her gece hayvanlarıma 'iyi geceler' demeden onları öpüp koklamadan uyumamayı öğrendim. Onlarla dostluğu, onlarla sevgiyi büyütmeyi bu topraklarda öğrendim... Puslu sisli her şeye tepeden bakabilen yüksek görüşlü dağlarında yüksekliğe hem hayran kaldım, hem korktum, hem öğrendim. Sularında,en tatlı balıkların büyüyüp beslendiği hırçın dalgalı denizinde yüzmeyi öğrendim. Çoğunlukla yağmurlu, gri gökyüzünün altında anne karnının güveni, sıcaklığı, şefkatini hissettim. Avuçlarıma doldurup içtiğim yağmurun sularıyla besledim nehirlerimi. İnsanlarının sıcaklığı, ölümüne doğruluğu, mertliği, yiğitliğinde insan olmanın değerlerini öğrendim yine bu topraklarda.

Ben Karadeniz'in bereketli topraklarında aynı bedende bebek olmayı, çocuk olmayı, kadın olmayı, anne olmayı, aşık olmayı öğrendim.

İlk aşkımın ve aşkın sonsuzluğunun, tüm evrene yayılışını, kalbimi genişletip herkese ve her şeye yayılışını bu topraklarda öğrendim.

Paylaşmayı, dayanışmayı, zor günde, iyi günde kötü günde yan yana durabilmeyi bu topraklarda öğrendim.

Ben bu topraklarda insan olmayı, hayvan olmayı, bitki olmayı, ağaç olmayı, dağ olmayı, deniz olmayı,

papatya olmayı öğrendim.

Ben bu topraklarda büyümeyi öğrendim.

Evet, ben Karadeniz’im.

Karadeniz benim ben de Karadeniz’in bir parçasıyım.

Ruhumun en güzel, en büyük, en kapsayan, en bilge parçası bu topraklara ait.

Ve ben bu toprakları çok seviyorum…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Bulancak Haber
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi