

Geçen ay, 12.11.2015 tarihinde Giresun Merkez eski Fındıkkale önünde Belediyenin hangi kadrosunda olduğu bilinmeyen fakat Bulancak Belediyesi Dolmuş aracını kullanan Ercan Tosun, TRT Bulancak Muhabiri ve aynı zamanda Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Sarı Basın Kartı sahibi Mehmet Yaşar’a “HAKARET ve TEHDİT” de bulunmuştur.
Mehmet Yaşar, her zaman ki gibi resmi plakalı Belediye Dolmuş aracı şöforüne sarı basın kartını göstererek araçtan inerken kendisine sözlü hakarette bulunan Ercan Tosun’a işini yap dediğinde, Ercan Tosun’un araçtan inerek Yaşar’ın üzerine yürümesi ve o anda Yaşar’a “ SENİ EZERİM” şeklinde tehdit etmesi sonucunda Giresun Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Bu olay karşısında Ercan Tosun’da beni şikayet ederek, Müşteki bu durum karşısında şahisimin araç içinde hiç konuşmadığı halde, müşteki olan kendisi, boyuna pozuna bakmadan yalan konuşarak söylemediğim sözleri söylemiş gibi beyan etmiştir. Sözde ben araç içinde, o kadar yolcunun içinde seyir halindeyken kendisine aynen ifadesinde ki gibi ben ona demişim ki, “HAYVAN MISIN OĞLUM ADAM GİBİ FRENE BASSANA, SENİN GİBİ DAL....LARA ARABA VERİYORLAR SENİN GİBİ ŞEREFSİZLERLE UĞRAŞIYORUZ” demişim ben Mehmet Yaşar ...
Ben bunları söylemişim müşteki Ercan Tosun’a. Peki Tosun benim bu sözlerim karşısında bana ne demiş dersiniz, sadece “SENİ EZERİM“demiş olması biraz kafaları karıştırmıyor mu sizce...
O anda etrafımda ki kişilerin şahitlik yapmasını çok istedim fakat kimse oralı olmadı. Yani sizin anlayacağınız BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YIL YAŞASIN... ama unutmayalım ki o yılan bir gün sana dokunacak. O esnada gözüme ilişen, Emniyetin veya Sosyal Sigortalar eski Müdürlüğünün önünde ki 360 derecelik Mobese kamerasını görerek, o kadar araç içinde inenlere söylememe rağmen şahit olmamaları karşısında Mobesa kamerasının incelenmesini istemiş ve olayın şahidi olarak göstermiştim.
Fakat soruşturma neticesinde benim göstermiş olduğum delili hiçbir şekilde dikkate almayan ve bu sözler doğrultusunda, “KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA” karar veren Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının kararına itiraz ettim. Fakat itiraz dilekçeme de, “KARARINA KARŞI İTİRAZ EDENİN YERİNDE GÖRÜLMEYEN İTİRAZININ REDDİNE” kararın çıkması karşında, illa benim bir darp mı görmem gerekiyordu dedim.
Aslında dilekçede şahsıma yapılanların daha önceden birçok defa Belediye Başkanlığına iletmiştim. Aynı şekilde Bulancak Belediyesine ait araçtan yararlanan 65 yaş üstü yaşlıların ve Engellilerinde aynı şekilde para verdiğini belirtmiş, resmi aracı kullanan Ercan Tosun’un bu kişilerden para almasının Belediye olarak yanlışlığını vurgulamıştım. Tüm bunları dikkat almayan ve üzerime yürüyerek tehdit eden kişiden şikayetci olmama rağmen yapılan soruşturmanın eksik olduğunu, hak arama inancımın kalmadığını ve bu nedenle bir üst mahkemeye değil, kamuoyunun vicdanına sormak istiyorum.
Yaşanan bu durum karşısında Bulancak Belediye başkanlığının hiç bir yaptırım yapmamasını da esefle kınıyorum. Bulancak Belediye Başkanlığının Bölge halkına verdiği 65 yaş üstü yaşlı insanların, Engelli ve de basın kartı taşıyan Basın Mensuplarına yapılan bu tehdidin illa darp edilerek yaralanmam sonucunun mu ortaya çıkması gerekiyor. Bölge insanının ve kamuoyunun kriterler doğrultusunda seyahat özgürlüğünü alan ve siyah plakalı resmi aracı Belediye personeli hariçinde bir sivil kişinin, kaba ve yalan konuşan bu kişiye nasıl olurda Milletin aracını kullanmaya halen izin verildiğini kamuoyuna deşifre etmek adına sizlere sunuyorum.
Öte yandan Giresun Gazeteciler Cenmiyeti Başkanı Bekir Bayram’da Yaşar’a yapılan hakaretin genel gazetecilere yapılmış olduğun belirterek, Yaşar ve Bayram ortak bir yazılı açıklama yaparak olayı birlikte kınadılar. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bayram’ın yaptığı açıklamada şunlara değindi. Bayram, “olayın takipçisi olacağız. Basın kartı ile ilgili üçretsiz seyahat kartının da gereğinin yerine getirilmesi ve gazetecilere karşı daha hassas davranılmasını istiyoruz. Basın kartına uygulanmayan üçretsiz seyehat iptal edilsin kimse rebcide edilmesin” dedi.

|
|