Abdi İpekçi öldürüleli tam 37 yıl olmuş


Bu makale 2016-02-03 00:40:27 eklenmiş ve 771 kez görüntülenmiştir.
Nejat TOPRAK

Milliyet Gazetesi genel yayın yonetmeni ve başyazarı Abdi İpekçi öldürüleli tam 37 yıl olmuş... O günler mi daha kötüydü yoksa bu günler mi daha kötü çözemiyorum... Dileğim tüm kötülüklerin, kan ve gözyaşının bir an önce son bulması...

"ABDİ İPEKÇİ CİNAYETİ
Ülkemizde terörün zirveye ulaştığı 1980 öncesi günlerdi… TRT haber merkezi’nde, 1 Şubat 1979 akşamı da,”Türkiye Radyoları”nda 19 ana haber bülteninin başlamasıyla, mesaisi bitenler çıkmaya, gece nöbetçileri ise, Redaksiyon Odası’ndaki yerlerini almaya başlamıştı. Nöbetçi Müdür Nejat Toprak, Nöbetçi Muhabir Necati Yağcı… Televizyonda 20 haberleri okunuyor, spiker Mesut Mertcan.
Saat 20.30’a doğru, teleks servisinin nöbetçisi, elinde bir haberle, telaş içinde nöbetçi müdürün masasına koşuyor… Haber İstanbul Büromuzdan geliyor:
“-Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi, İstanbul’da evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü…”
Haberi okuyan,sanki şoka giriyor…Ama bizim öyle bir lüksümüz yok.Hemen haberi dikkatle okuyup,birkaç yerini düzelttikten sonra, televizyonun devam eden 20 Haber bültenine yetiştirmek üzere odacıya verdim.Tam kapıdan çıkarken aklıma geldi,geri çağırıp,haberin üst kısmına elimle,”Şimdi aldığımız bir haberi veriyoruz.” cümlesini yazdım. Haber, Kavaklıdere’deki TRT Genel Müdürlüğü binasının birinci katından,ikinci bodrumdaki Haber stüdyosuna, spiker Mesut Mertcan’a uçarak ulaştırıldı.
Mesut canlı yayında… Yandan uzatılan habere göz atınca, o da şok oldu. Elindeki haber biter bitmez, bu acı haberi okumaya başladı, ancak, o heyecan içinde,”Şimdi aldığımız bir haberi veriyoruz…” cümlesini okumadı. Böylece haber, sıradan, basit bir olaymış gibi, bültenin sonuna doğru yayınlanmış oldu.
Haber okunur okunmaz, TRT Haber Merkezi’nin telefonları çalmaya başladı. Terörün her gün 10-15 can aldığı günler… İnsanlar gece fazla dışarıya çıkamıyor, ülkedeki tek yayın kuruluşu olan TRT’yi, gözünü kırpmadan izliyor, ekrandaki en küçük ayrıntıyı kaçırmıyor.
Telefonlarımızı arayanlar:”-Bu haber doğru mu…”,”-Abdi İpekçi öldü mü …”,”-Böyle bir haber, bültenin en sonunda mı verilir…” “-Bu haberi nasıl, sıradan bir haber gibi verirsiniz…” şeklinde yüzlerce soru, Sitem ve kınama… Telefonlarımız kilitlendi, bir taraftan ben, bir taraftan muhabir Necati Yağcı, cevap yetiştirmeye çalışıyoruz:
“…Olay maalesef doğru… Saat 19 sıralarında meydana gelmiş… Olayın duyulması, haberin araştırılması, doğrulanması zaman alıyor…
Bu nedenle televizyonun ana haber bültenine arada yetiştirdik… Ama canlı yayındaki spiker, olayın şokundan,(-Şimdi aldığımız bir haberi veriyoruz.) diyemedi…” şeklinde cevaplar vererek, izleyicileri yatıştırmaya ve bilgilendirmeye çalışıyoruz. Bir taraftan da, olayı araştırıp detaylarını, gelişmeleri, yapılan soruşturmaları ve gelen kınama mesajlarını haber yapıyoruz.
O zaman Haber Dairesi Başkanımız Teoman Karahun’du… Tabii, olaydan önce O’nu haberdar ettim.
Teoman Bey, bir süre sonra beni arayıp, haberi neden,”Şimdi aldığımız bir haberi veriyoruz…” demeden yayınladığımızı sordu. Durumu kendisine anlattım, ama bir türlü ikna olmadı… Sanırım, haber sıradan bir haber gibi verildiği için, Ona da çok sayıda eleştiri telefonu geliyordu.
Takdir ve destek beklerken, başkandan yediğim fırçalar moralimi çok bozmuştu… Ama üzülmeye vaktim yoktu, dönüp, haberleri hazırlamak zorundaydım.
Böyle bir ortamda, olayın bütün ayrıntılarını o gece, radyonun her saat başı haberlerinde ve televizyonun kapanış bülteninde geniş olarak yayınladık… İstanbul Haber Bürosu da güzel bir çalışma yapmıştı. O gece TRT Haber merkezi’ne iki saat içinde ulaştırılan tepki ve kınama mesajları, tam bir büyük klasörü doldurmuştu… Biz olayın ayrıntılarının yanı sıra, bir klasör dolusu tepki mesajlarının hemen hepsini, Necati Yağcı ile haber haline getirerek yayına verdik.
Gece son haber bülteni radyoda saat 23’teydi, televizyonun kapanış bülteni de, saat 24 gibi yayına girmişti… Normalde 15 dakika olan bu bültenlerin süresi, bu gece yarım saati geçmişti.
Olağanüstü yorulmuştuk… Ancak telefonlar devam ediyordu. Tüm bültenler bitip, gece saat 01’e doğru, bir oh diyeceğim sırada, yine telefon çaldı: Yaşlıca bir erkek sesi, sakin soruyor.
-Kardeşim, bugün ülkede veya dünyada başka hiç olay yok muydu… Bir Abdi İpekçi haberi ile bütün bülteni bitirdiniz?
-Hayır, başka önemli bir haber yoktu, ülkemiz için en önemli olay buydu, bütün ülke bu olaya kilitlendi. Bu nedenle, haber bültenlerimizi sadece bu habere ayırdık, başka bir haber mi olmalıydı?
-Evet… Ayetullah Humeyni bu gün İran’a döndü, neden onunla ilgili bir haber vermediniz?
-Humeyni, akşam saatlerinde İran’a dönmüştü, bu haberi saat 19 ve 20’deki ana haber bültenlerimizde yayınladık, gece, bu konuda hiçbir gelişme olmadı. Biz de bu yüzden kapanış bültenimize almadık.
Nöbet odasındaki arkadaşlarım, bu kadar önemli bir olay gecesi, bu kadar yoğun bir çalışma ve yorgunluktan sonra, gecenin bu saatinde bizi insafsızca eleştiren bu kişiye, sabırla cevaplar vermemi, önce takdirle karşıladılar, ama sonuna doğru artık hepimiz isyan ettik ve telefonu yüzüne kapattım.
Ben o günler, Merkez Haberler Müdürlüğü’nde,”Anarşi Masası” denilen,”İçişleri –Adalet Masası’nın şefi idim. Her gün onlarca cinayet terör haberi yazıyordum. Ama Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçinin öldürülmesi, bizi çok farklı etkilemişti… O gece Radyo ve Televizyon yayınları sona erdiği halde, içimizden bir türlü eve gitmek gelmiyordu, yığılıp kalmıştık...
Ülkemizde o günlerin, bir daha asla yaşanmamasını diliyorum."
("Ben TRT'deyken" kitabımdan)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Bulancak Haber
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi