vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop   

sex shop   seks shop   saç bakım   seks shop   seks shop   sex toys   sex toys   gay sex shop gay sex shop strapon nedir kızılay sex shop travesti sex erotik seks shop   erotik seks shop   erotik seks shop   erotik seks shop   erotik seks shop   erotik seks shop   erotik seks shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   vibratör   izmir sex shop  

sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop   sex shop  

MESLEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!


Bu haber 2018-04-12 08:07:48 eklenmiş ve 1065 kez görüntülenmiştir.

Bir öğrencinin bakışına, gülüşüne ve yaşamına dokunan; gelecek nesillerin hayallerine, umutlarına umut olan, ses olan değerli öğretmen arkadaşlarım.

Öğretmenliğe yeni adım atmış, bu mesleğe yıllarını vermiş ya da emekliliğine az kalmış öğretmenler olarak; sözleşmeli, kadrolu veya ücretli olarak çalışan bizler; kendimize bir soru soralım lütfen, bizleri bu meslekte tutan temel şey nedir? Aldığımız ve nasıl harcayacağımızı bilemediğimiz yüksek ücretlerimiz mi? Kendimizi güvende ve değerli hissetmemizi sağlayan eğitim sistemimiz mi? Yoksa sadece elimizden bu işin gelmesi mi? Nedir cevabımız, evet mi, yoksa hayır mı?

Yıllardır, “Üç ay tatil yapıyorlar.”, “Yarım gün çalışıp tam maaş alıyorlar.”, ''Ya eşinizi, ya işinizi!'', ''Eminönü'nde yem bekleyen güvercinler!'' denilerek emeğimizi görünmez kılan, fedakârlıklarımızı yok sayan ve en önemlisi yaptığımız işi küçümseyen tavırlarla karşılaştık. Hakkımızda ihbar hatları kuruldu, suçsuzluğumuzu ispata zorlandık. Kurulan bu dil nedeniyle şiddete uğradık, yaralandık hatta öldürüldük. Hayatında bir kere dahi sınıfa girmemiş, öğrencilerle göz göze gelmemiş, ders anlatmamış, kısacası öğretmenlik yapmamış yetkililerin belirlediği politikalara, mesleğimizi itibarsızlaştıran açıklamalara maruz kaldık. Adım adım yaşama geçirilen uygulamalarla mesleğimizin, emeğimizin ve geleceğimizin nasıl hedef alındığına tanık olduk.

Ancak bizler, öğrencilerimize, topluma, insanlığa karşı, en önemlisi de kendimize duyduğumuz sorumluluk nedeniyle, her türlü fedakârlığı yapıp, her türlü zorluğun üstesinden geldik. Mesleğimizi insanlık onuruna yaraşır şekilde yerine getirebilmek için çalışıp durduk.

Bugün ise bu hakikat görmezden geliniyor; öğretmenler niteliksiz, öğretmenler çalışmıyor deniliyor! Özlük haklarımızı, çalışma koşullarımızı, öğrenme iklimini ve iş güvencemizi köklü biçimde etkileyecek dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan performans denetimi ve sınav uygulaması bizlere dayatılıyor. Öğretmenler işini daha iyi yapmaya değil, daha fazla puan toplamaya yönlendirilmek isteniyor. İller arası ve il içi yer değiştirmelerden, kariyer basamaklarına; görevde yükselme sisteminden, maaşlarımıza kadar her şeyi etkileyecek bir sisteme mahkûm edilmek isteniyoruz.

Bu nedenle, önce düşük ücretlere, güvencesizliğe mahkûm edilip, sonra da “performansınıza göre ücret” diye karşımıza çıkanlara sadece gülüyoruz. Gülüyoruz, çünkü taleplerimizi yok sayan, sesimizi duymayan politikaların bizler için yıkıcı sonuçlarını çok iyi biliyoruz.

Peki, bizler gerçekten ne istiyoruz? Bizler, siyasi iktidarda kim olursa olsun hükümetlerin, öğrencilerimizle, velilerimizle ve meslektaşlarımızla aramıza girmesini istemiyoruz. Mülakat, sınav değil liyakat istiyoruz. Birilerine makbul görünmek için değil, öğrencilerimize ve gelecek nesillere yararlı olmak için işimizi güven içinde yapabilmek istiyoruz. Bizler, kayırmacı ve öznel değerlendirmelere, özlük haklarımızın bu değerlendirmelere bağlanmasına itiraz ediyoruz. Örneğin bizler, 4 yılda bir yapılacak sınavlarda internetten saniyeler içerisinde bulunabilecek mevzuat sorularına doğru yanıtlar verince değil, emeğimizin gözetildiği, mesleğimizin niteliğini artıracak, lisansüstü eğitim gibi hiçbirimizin itiraz dahi etmeyeceği alanlarda teşvik edilmek istiyoruz.

Çalışma yaşamımızda adaletsizlik son bulsun, birbirimizle dayanışma içinde olalım istiyoruz. Performans sisteminin sadece performans denetimi olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu uygulamanın hepimizin haklarını geri dönülemeyecek şekilde olumsuz etkileyeceğini söylüyoruz. Yarın çok geç olmadan, bugünden başlayarak sizleri iş güvencesi hakkımıza sahip çıkmaya, emeğimizi sahiplenmeye, haklarımızı geliştirmeye ve 1 Mart'ta imza kampanyası ile başlattığımız 'Mesleğime Dokunma!' kampanyamıza destek olmaya çağırıyoruz. Bugün ve yarın kokartlarla demokratik tepkimizi birlikte göstermeye, 17-20 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört yanında İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri önünde yapacağımız açıklamalarda, tüm eğitim ve bilim emekçilerini meslek onurumuz için ortak ses olmaya davet ediyoruz. Hep birlikte el ele verirsek bu uygulamaları durdurabileceğimizi çok iyi biliyoruz. Birlikte başarabiliriz...

Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!

EĞİTİM SEN ŞUBE YÜRÜTME KURULU

seks shop
ETİKETLER : MESLEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ ! bulancak haber giresun haber bulancak giresun eğitim-sen
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer EĞİTİM haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Bulancak Haber
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
sex shop

sex shop istanbul   sex shop   seks shop   usa sex toys   seks shop istanbul   seks shop istanbul   seks shop istanbul   vibratör   realistik penis   realistik vibratör   gay sex shop   bdsm   anal vibratör   belden bağlamalı   strapon   zenci vibratör   sex makinesı   pet shop   iç giyim   jartiyer iç giyim